Hitagi Crab – 007

4

Olay sırası.

Olay sırasını karıştırmıştım.

Senjougahara yengeçle karşılaştı, ağırlığını kaybetti ve bu da annesini bir tarikata katılacak kadar delirtti diye düşünmüştüm. Ama tam tersiydi; Senjougahara’nın annesi, Senjougahara yengeçle karşılaşmadan çok önce tarikata katılmıştı ve ağırlığı gitmişti.

Tahmin etmem gerekiyordu.

Zımba ve çakılar evin herhangi bir yerinde bulunabilecek eşyalarken; kramponlar kesinlikle değildi. Onlardan bahsettiği an tüm bu olanların, o hala koşu takımının bir parçasıyken gerçekleştiğini fark edebilmem gerekiyordu — ortaokulda. Liseye başladığı zamanlar, yani Beden Eğitimi derslerine girmediği zamanlar, koşu takımını bir kenara bırak, bir çift krampona bile sahip olamazdı.

Görünüşe bakılırsa annesi, Senjougahara 5. sınıftayken tarikata katılmıştı. Hanekawa onu henüz tanımıyorken.

O zamanlar, çelimsiz bir kızdı.

Sadece öyle durmuyordu, gerçekten hastaydı.

Kötü bir şeye sahipti — adını söylesem hemen anlardınız. %10’dan daha az kurtulma ihtimali vardı ve dokorlar pes etmeye hazırdı.

Her şey çok kötü gidiyordu.

Senjougahara’nın annesi biraz daha zaman istiyordu.

Ve ondan faydalandılar.

Senjougahara’nın ameliyatı, ihtimallere karşı geldi — tarikatla hiç alakası olmayan bir unsurdu, her ne kadar Oshino, emin olmamızı sağlayacak hiçbir yolun bulunmadığını söylese de. Senjougahara’nın evindeyken, çıplak bedenine daha yakından bakmayı seçmiş olsaydım, sırtındaki silik ameliyat izlerini fark edebilirdim. Ama elbette, öyle bir şey yapmamıştım.

Ve bana dönüş şekli, gömleğini önce giymesi.. eh, sanırım vücuduyla gösteriş yaptığını düşünmem bir hataydı.

Fikrimi sormuştu.

Ne olursa olsun, Senjougahara’nın hayatı kurtulduğunda bile, annesi… tarikatın pençelerini daha da derine işlemesine izin vermişti.

Kızının hayatını onların kurtardığına inanarak.

Kancalarına yakalanmıştı bir kere.

Klasik yöntem.

Ama aile hala bir aradaydı. Tarikatın gerçek yöntemlerinden ve inançlarından haberim yok, ama çoğunlukla takipçilerinin hayatlarını altüst etmiyorlardı. Babası yeterince para kazanıyordu ve zaten zengin bir aileydiler; ama yıllar geçtikçe, annesinin inancı daha da derinleşti ve üzerine daha çok düşmeye başladılar.

Sadece kağıt üzerinde aileydiler.

Senjougahara artık annesiyle konuşmuyordu.

O henüz ilkokuldayken birbirlerine yakındılar, ama ortaokula başladığı zaman her şey gittikçe gerginleşmeye başladı. Hanekawa’nın onu o zaman tabir edişine bakarsak, öyle bir şeyin onu ne kadar yiyip bitirdiğini hayal etmek mümkün değildi.

Muhtemelen onu yaratan buydu.

Onu harika bir şeye dönüştürdü.

Kendini elinden geldiğince mükemmel olabilmeye zorladı.

Annesine ne kadar mükemmel olabileceğini göstermeye, hiçbir tarikatın yardımı olmadan ne kadar harika olabileceğini kanıtlamaya.

Onunla konuşmamasına rağmen.

Spora doğuştan yatkın falan değildi.

Hele hasta olduğu için hiç değildi.

Kendini zorlamış olmalıydı.

Ama tüm çabaları geri püskürtülmüştü.

Her şeyi daha da kötüye çevirmişti.

Senjougahara ne kadar iyi olduysa, ne kadar mükemmel olmayı başardıysa, annesinin tüm bu olanları tarikatın yaptığına inancı daha da artıyordu.

Ve sonuç olarak…

Ortaokulun üçüncü senesi..

Mezuniyete bir adım kala…

Tarikata kızı için katılmıştı, ama öncelikleri o kadar yoldan çıkmıştı ki, kızını tarikat liderlerinden birine sunmuştu. Muhtemelen kızının iyiliği için olduğunu bile düşünmüştü.

Senjougahara direndi.

Kramponun çivileri, liderin alnında kırmızı çizgiler oluşturmuştu.

Ve sonuç..

…ailesini yok etmişti.

Dağıtmıştı.

Her şey elinden alınmıştı.

Para, ev, toprak. Yüklü borçların altına giriliyordu.

Son senesinin boşanmayla sonuçlandığını; o daireye liseye başladığında babasıyla taşındığını söylemişti. Her şey daha ortaokulu bitiremeden sonlanmıştı.

Bitmişti.

Ve…

O aralıkta, lise ve ortaokul arasındaki o boşlukta…

…yengeçle karşılaşmıştı.

“Bir Ağırlık Yengeci aslında,” Oshino açıkladı, “düşünce, his ve bağ yengeci anlamına gelir. Ağırlığını kaybettiğin zaman, artık gerçekten orada değilmişsin gibi olur. Sarsıcı bir şey olduğunda, insan zihni onunla ilgili anıların üstünü örter — televizyonda ya da filmlerde her zaman görürüz. Temel olarak aynı şekilde işliyor; tanrı seni rahatsız eden şeyleri senden alıyor.”

Başka bir deyişle, yengeçle karşılaştığında…

Annesiyle olan bağlarını koparmıştı.

Annesinin onu nasıl tarikat liderine sunduğunu, nasıl onu kurtarmadığını ve bunun nasıl ailesini yok ettiğini düşünmeyi kesmişti. Olmasına izin verip vermemesi gerektiğini merak etmeyi kesmişti.

Sorumluluğunu azaltmıştı.

Onu kaygılandıran ağırlık artık gitmişti.

Saklamayı…

…seçmişti.

Soluklanmaya ihtiyacı vardı.

“Basit bir takas. Hatta güzel bir değiş tokuş. Yengeçler tamamen kabuktan oluşur, çok sertlerdir, değil mi? Öyle olduklarını düşünüyoruz en azından. Dışı kabukla kaplı. O dış kabuğun içinde önemli olan her şeyi korur. Baloncuklar üfler. Kolay yenmez.

Görünüşe bakılırsa, onlardan gerçekten nefret ediyordu.

Oshino tuhaf bir biçimde bir şeylere takılı kalabilirdi.

“Yengecin kanji karşılığı böceklerle alakalı. Tıpkı tahlil kelimesinde olduğu gibi. Suyun altında yaşayan her şey kanjide o şekilde sınıflandırılıyor, ama bunların 2 koca kıskacı var.

En sonunda…

Senjougahara yükünü — ağırlığını ve hislerini kaybetmişti. Acı çekmekten azat edilmişti, artık ona eziyet edilmeyecekti. Her şeyi fırlatıp atmıştı.

Ve bu…

…her şeyi daha da kolaylaştırmıştı.

Gerçekten.

Ağırlığı olmadan, gerçek anlamda sorunları da olmuyordu. Ama gölgesini satan genç adam gibi, Senjougahara’nın pişman olmadığı bir gün bile yoktu.

Diğer insanlarla daha iyi geçinemediği için değil.

Şatafatlı hayatından uzaklaştığı için değil.

Artık hiç arkadaşı olmadığı için değil.

Sadece hislerini kaybettiği için

5 dolandırıcı.

Hiçbirinin annesinin inancıyla falan alakası yoktu, ama Oshino gibi, hiçbirine tam anlamıyla güvenmemişti… ama onlara azıcık güvenmesi bile ne kadar pişman olduğunu gösteriyordu. Hastaneye gitmeye devam edişi de buna dahildi.

Tamamen yanılmıştım.

Her şey hakkında yanılmıştım.

Ağırlığını kaybettiğinden bu yana, Senjougahara…

…hiçbir şeyden pes etmemişti.

…hiçbir şeyden vazgeçmemişti.

“O yanlış bir şey yapmadı. Sadece başına kötü bir şey geldi diye onunla yüzleşmek zorunda değilsin. Yüzleşmek seni daha iyi yapmaz. Kaçmak her zaman geçerli bir seçenektir. Özellikle inancı uğruna seni terk eden bir anneyle. Şartlar ele alındığında, ruhundaki ağırlığı iyileştirmek bir şeyi değiştirmeyecek. Tek fark, ağırlığının hala onun sırtında olması. Annesi geri gelmeyecek, ailesi düzelmeyecek.

Hiçbir şeyi değiştirmedi.

Oshino bunu alay etmek veya espri yapmak için söylememişti.

“Ağırlık Yengeci tüm ağırlığını, anılarını ve kimliğini elinden alır. Ama vampirler ya da seks kedisi gibi değildir. Dengeli bir takastır. Tanrı her zaman onunlaydı. Aslında hiçbir şey kaybetmemişti. Ama yine de…”

Ama yine de…

O zaman bile..

Hep daha fazlası.

Senjougahara Hitagi geri istemişti.

Her şeyi geri istemişti.

Annesi hakkında hatırladığı her şeyi geri istemişti.

Anılarını ve ona verdiği tüm acıları.

Söylediği gerçekten ne anlama geliyordu gerçekten bilmiyordum, ve hiçbir zaman da bilemeyecektim, ama Oshino’nun dediği gibi, hiçbir şey değişmeyecekti. Annesi geri dönmeyecekti. Senjougahara daha çok acı çekecekti.

Hiçbir şeyi değiştirmedi.

“Bir şeyi değiştirdi,” dedi Senjougahara.

Gözleri kanlanmış ve şişmişti.

“Hiçbir şey tamamen boşa gitmedi. Hiç olmazsa, iyi bir arkadaş buldum.”

“Kim?”

“Sen.”

Cevabı biliyordum. Ama konuşurken ne kadar sade, doğrudan ve utanmaz oluşundan afallamıştım.

“Teşekkürler, Araragi-kun. Sana çok minnettarım. Yaptığım ve söylediğim her şey için özür dilerim. Arkadaşım olmaya devam etmen beni çok mutlu eder.”

Kendime rağmen…

Bu beklenmedik duygusallık kalbime derinden saplandı.

Birlikte yengeç yemeye söz vermiştik.

Kış hiç gelecek gibi durmuyordu.

Advertisements

2 thoughts on “Hitagi Crab – 007

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s